sene 1989 atatürk ilkokulunda 2. sınıf öğrenciyisim.. eve geldiğimde babamın önünde bi ateri önce cok seviniyorum… sonra içinde oyun olmayan yazılar yazan bir kutu gibi hayal ediyorum.. cunku benim gordugum bilgisayarlar konuşuyorlar.. hey komputer ışık hızı nedir? dediğiniz zaman size aptal cevaplar vermesi gerekir ama bu oyle bi$e degil zira siz bişe yapmadan cevap veremiyor.. babamla konustuğumda bunun bir dizüstü bilgisayar olduğunu yanından geçerken bile çok dikkatli olmam gerektiğini o zamanki aile servetimizin bunu karşılamayacağı gibi hikayeler anlattı.. benim gozumde televizyonun biraz aptal haliydi.. birgun babamın canı sıkılmış olsa gerek bana sayı tahmin edilen bi oyun programladı ve o gun bilgisayarın aslında eğlenceli olabileceğini düşünmeye başladım.. ilk zamanlar aterilerde gordugum oyunların yapılmasının çok zor olduğunu bana anlatmaya çalıştı ama derslerimde başarılı oldukça kendisinin amerikadan getirdiği step to basic kitabını gösterdi oradaki satırları yazarsam pacman adında bir oyun ortaya çıkacaktı yazdığım kodları bana kaydetmeyi calıstırmayı gosterdi sonra maç izlemek için içeri gitti.. saatlerce uğraştığımda henuz kodların yarısını bile yazamamıştım o zaman tabi bu kadar hızlı yazamıyordum… gunlerce uğraştım ve bingo kodlar bitmişti. RUN yazıp entera bastım o da nesi” SYNTAX ERROR” bilmem kaçıncı satırda LPRINT yazacagima LRIPNT yazdığımı farkettim duzelttim başka bir hata.. ve başka ve başka.. sonunda hepsini duzelttigimde aterideki oyuna cok bakınca benzetilen bir oyunum oldu.. ve bilgisayar dünyasına adım atmış oldum..