Bora Tomas

Adana Anadolu Lisesi

28 Kasım 2007 no comments

osmaniye anadolu lisesinden apar topar tum arkadaslari operek ayrılalı daha 1 gun olmustu.. 12 yasında yeni bi şehirde universitede olan dayımla yaşamaya başlamıştık..yeni bir okula gidiyordum.. 2 ust donemim aynı amanda osmaniyeden benden once gelen komsumuzun oglu bilgin topel 2 ye bineceksin dedi.. ustumu giyindim kahvaltı gibi bişeler yapayım dedim vakit cok gecti.. aslında cokta heveslisi degildim ama yinede merak ediyordum.. topel 2 durdu.. anadolu lisesine gider mi diye sordum ? gider gider dedi sofor.. gobekte indirdi işte bura dedi.. okula dogru yurudum ama cok erken gitmişim orada basket oynayan yesil pantolonlu (ki hazırlık dısındaki sınıflar yesil pantolon giyiyormuş) 2 ye 2 mac yapmak için birini arıyordu.. hey TIFIL oynamak istermisin.. dakika 1 gol 1.. okulun ilk gunu buyuk cocuklar bana kufur ediyorlar.. sonradan ogrendim hazırlık sınıflarına tıfıl derlermiş..

 okulun toplanma zili caldıgında gri pantolonluların yanına gittim.. mudur yardimcisi mali ozkul o zaman tabi daha adını bilmiyorum konustukca konusuyordu.. ilerki yıllarda bunun anadolu  lisesinin 2 numaralı geleneği olduğunu öğrendim.. 1 numaralı geleneği mustafa sofuydu.. okulun ilk ogrencisinden son ogrencisine hatta 2007 yılındayız bu yılı bile mezun eden müdürümüzdü..

 okulu büyük bi netle kazanmam nedeniyle en iyi sınıf olan hazırlık a sınıfına yerleştirildim.. hocamız gıyasettin yılmazdı kendisi sadece ingilizce konustugu için hic anlamıyordum cunku biz anadolu lisesinde bırak ingilzice konusmayı henuz what is your name? diyebiliyorduk..  velhasıl tahmin ettiğiniz üzere bende sınıfın en basarısız ogrencisi olacağımı hissetmeye başladım.. okulda bilgin gibi ust donemden arkadaşım olduğu için hicbi zaman ezilmedim.. surekli bilginlerle vakit geçirdiğimden kendi sınıfımdan arkdaşlarımla aram aslınca cok da iyi olmadı hem ben dersi zayıf olan cocuktum tüh kakaydım.. ama bi yandan yıllardır eşşekler gibi ders çalışmanın ardından bu ikinci bora olmak hosuma gitmişti:)

orta ikide kendi sınıfımla artık sonunda kaynaşmışken 3 zayıfla sınıf tekrarı yapan ilk ogrencisi oldum ALA’nın.. ama herşey kötü gitmiyordu.. bu yıllarda sınıfta kalmamın nedeni surekli basketbol oynamam surekli bilgisayarla ilgilenmemdi.. geçenlerde sosyoloji dersinde basketbolun uzerimdeki etkilerinden bahsettim.. basketbolun arkadaşlık kurmada etkisi, kendini ispatlama, takım çalışması, vs vs.. bilgisayar ise bugunlerde sayesinde ekmek yiyebildigim hatta pahalı ekmekler yiyebildiğim bir cok kişi ile tanısmama vesile oldu.. anlayacağınız üzere ikinci bora evet gun geçtikçe serserileşmiş olabilirdi ama yinede terbiyesizlik yapmaması gereken konuları çok iyi bildiğinden değişik bir sentez olmuştum.. arkadaşları için gozu kapalı işlere kalkışan.. garip bi adam.. hatta rahmetli Jale Özşahin’in bilgisayardaki başarımı bilmesiyle akademik serseri lakabını almıştım :) allah rahmet eylesin.. onun içinde bi ara konu açayım madem kendisini anmış olayım..

 jale özşahin okulumuzda erken yaşta vefat eden cenazesi okulumuzdan kaldırılmış cok degerli bir hocamızdı… evet cok ilginc metodları olan sert bir hocaydı ama tertemiz bir kalbi vardı.. ceketinizdeki eksik her dugme için spor ayakkabı için, kızların tokları saçları corapları için ceza olarak kızılay pulu satardı.. bu paralarla okulda ihtiyacı olan ogrencilere yemekhanede yemek kitap giyim gibi şeyler sağlardı.. kendisini aslında cok sevdigimi cenazesinde göz yaşı dökünce anladım.. kendisi kayahanı ve sarışın çayı cok severdi umarım gittiği yerde bol bol dinleyip cayını yudumluyordur.. allah rahmet eylesin..

 okuldaki yıllarım lisede IRC olayına girişmem ve okuldaki gençleri bi yerde toplamamızla daha eglenceli gecti ki okula baglılıgımı o zamanlar arttırdığımı soyleyebilirim. sonucta şimdi düşününce belki anlamıyorsunuzdur hocalarla sürekli takışan dersleri zayıf biri okulunu neden sever.. tek cevap arkadaslık… aslında okuldan mezun olduktan sonra bazı hocaları daha iyi anlamaya basladım.. örneğin ali baz hocamızın cok guzel bir mizah anlayısı vardır.. yunus develi hocamız ali baz hocamızla yarışacak tek hocamizdir.. m. ali ozkul herkesin gozunde psikopat bi hoca olsada ben kendisinin aslında ogrencilere iyi birşeyler yapmaya calıstıgını inan sozeri ile birbirimize girdiğimizde anladım.. evet okulda mezun olurken soyledigimiz son sarkı inan artık seni hic sevmiyorum olmuştu.. gercekten sevilecek bir adam değil..

 2001 yılında okuldan mezun olacakken tum sınıf artık işin ciddiyetini anlamış test cozuyordu ben ise EA öğrencisi olarak bilgisyar muhendisi olamayacağım için ders calısmıyordum kıbrısa gitmeyi hayal ediyordum. okulun son 2 ayında ALA tarihinde belki bi daha gorulmeyecek bi galeyan yuzunden raporlar iptal oldugunda ilk seviniyordum:) cunku benim rapor hakkım kalmamıştı.. okulda bana bircok arkadaş cıkmıstı..

 2001 yılnda okuldan mezun olacakken benim krediler yetmiyordu mezun olmaya  mezun olmak için sıfır olan bir dersimi yükseltmem bir yapmam gerekliydi.. y. ziya hocamız sağolsun bana kıyağını geçip beni arkadaşlarımla zamanında mezun etti :) o aralar okulda birisi müdürün odasını taşlamış tüm camları aşşağı indirmişti.. Ali Baz ben bilirim diye hemen beni cağırdı kim yaptı diye sordu benim yapmayacağımı serseriliktede kurallarım olduğunu bilirdi :) ama yapanları biliyordum 02 tayfasından isim vermeyeceğim elemanlar yapmıştı.. bana tüm notlarımı 5 yapacağını söylediler.. hemen bilsemde söylemezdim deyip kapıyı vurdum çıktım.. dediğim gibi arkadaşlık benim için herşeyden önemliydi..