osmaniyeden geleli 1 yıl olmuştu. derslerde başarılı değildim cunku dersler hep ingilziceydi benimde ingilizcem epey zayıftı. sınıfa üst sınıflardan biri geldi ve hafta sonu basketol antremanlarına katılmak isteyenler okula gelsin dedi.. cumartesi gunu okulda ders var diyerek evden cıktım cunku ailem derslerimde başarısız olduğum için basketbol oynama izin vermezdi onlar için bişeyi haketmek için çalışmam lazımdı.. ama kim umursar ki.. oncelikle top surmenin inceliklerini ogrettiler.. sag turnike sol turnike.. genelde sut cektirmiyorlardı cunku topu potaya bilek kullanarak yetiştirmek epey zordu… basketbol benim için cok eglenceli olmuştu.. futbolu ilkokuldan kalma hep iyi ynarıdm ama basketbolu ogrenmeye basladıkca futbol umrumda olmamaya basladı.. basketbolcu olmalıydım… fakat o zamanlar boyuma gore epey kiloluydum annemler osmaniyede yaşadığındann sürekli yağda yumurta ekmek yiyordum ve inanılmaz kilo almıştım.. cocuk reyonundakiler ustume olmadigi bir gun annem pantolonun pacalarını keserken hungur hungur aglıyordu.. basketbola baslamamla beraber hızlı bi şekilde kilo verdim.. antremanlar 5 hafta sonu surmustu hafta içide sürekli ogle tenefuslerinde ya basketbol oynayalnarı izliyor yada onlarla oynamaya calısıyordum ama cok iyi degildim.. derken basketbol secmeleri olacagı soylendi.. tabiki basketbol takımına secilmedim.. o an yıkılmıstım aptal aptal adamlar sadece boyu uzun oldugu için takıma alınmışlardı.. hayatımın genelinde hırslı bir adam olmasamda o gun hırs yapmıştım ve 1 yıllık bir calısmanın ardından once klup olarak Maliye klubune yazıldım kendimden 2 yas buyuklerle oynuyordum genelde elim ayagıma dolasıyor son 5 dakikalarda oraya buraya kosan pas alır almaz geri pas atan bir adam olmustum.. ilk sayımı 4. macta attıgımda takımdakiler milli oldun artık demişlerdi.. maliye klubu gidebilecegim en sacma kluptu ama kapalı salonda bana kendimi geliştirmemi saglıyordu.. maliye ile 1 sezonda 1 kere bile galip gelemedik.. arkadaslarım cukobirlikte oynuyordu ve benle hep dalga geciyorlardı..
o yaz baska bi yazımda anlatacagım birşey oldu ve volkanla tanıştım.. volkan uzun boylu ama basketboldan o zamanlar anlamayan bir adamdı gerci hicbirimiz anlamıyorduk ama gunde en az 7-8 saat basket oynuyorduk.. okuldan kacıp bazen 12 saat bile oynadıgımızı hatırlıyorum sabah 8 aksam 8.. tek verdigimiz ara tavuk doner yedigimiz zamanlardı.. sonra oguzla tanıstık.. murat baska subedeki bir arkadaısmdı ve hep aynı 4 kişi ile basket oynamaya basladık..
basket oynamaya gittigimiz sahada 3 pota vardı.. birincilerde basketboldan anlayan adamlar oynadıgı için orada oynayamazdık ikincisinde daha az anlayanlar ve sonuncusunda biz.. ama herugn basketbol oynamamız nedeniyle kendimizi hızlı bir ilerlemeyle 2. potada bulduk.. o aralar orta 2deydik ve sınıf terkarı yapmıstım.. bu basketbola daha cok vakit ayırmamı sagladı aynı zamanda okul takımına girmemi sagladı cunku ortaokulda o sene 2 takım cıkacaktı.. a takımı ve b takımı.. kendimi b takımının abisi ve kaptanı olarak buldum.. ama benim yerim b takımı degildi kısa zamanda a takımına yukseldim ama ozlem hocayla kavga edip basketbol takımından cıktım cunku ben onlara gore super idoldum.. bilfende arif hoca beni okula burslu olarak almaya ozguclerle alilerle servetlerle aynı takımda olmama ugrasıyordu.. o sene bilfene gidemedim cunku bilfene gitseydim ogrenim hayatım diye bişey olmayacaktı.. sonra maclar baslamadan 3 gun once ozlem hoca beni yanına cagırdı ve b takımın kaptanı olarak sahaya cıkmam gerektigini soyledi.. ve sahalara cıktım ilk macımda skor 77-69 yenmiştik ve 29 sayı atmıştım.. o zamanlarla ilgili hatırladıgım tek sey macta yoruldugum zamanlarda bile ozlem hoca beni cıkarmıyordu sakatlandım numarası yaptıgımda ayagıma bişeler sıkıp hadi oyuna diyordu.. maliyede kaybettiğimiz karizmayı o sene okulda kazanmaya basladım ve çukurova üniversitesi spor klübünde oynamaya başladım ilk başlarda ercument hocaya kendimi kabul ettirmem cok zor oldu hep en iyi 6. adam gibiydim derken cemil sakatlandı ve ilk 5 oynamaya basladım ondan sonra yıldız takımda kimse kesemez oldu.. yıldız takımda elde ettiğimiz bir diger başarı henuz yıldız takımken genc takımlar seviyesinde b takımı olarak cıkmamıza ragmen a takımı elenmiş ve biz genclerde ikinci olmustuk.. takımımızdaki adamların cogu sokakta basketbolu ogrenen kro adamlardı ama hepimiz gercekten iyiydik.. yıldız takımın ikinci yılında türkiye rekorunu kırıdk adana spor ile yaptıgımız bir macta 219-6 bitti.. o maçta neden boyle bi hayvanlık yaptıgımızı hatırlamıyorum ama sanırım oradaki cocukların buyuk bir kısmı basketbol hayatını orada bıraktı..
orta 3 e geldiğimizde bilfenden arif hoca ile direk konustum babamın basketbol oynamama bile izin vermedigini o yuzden ALA’da devam edeceğimi ilettim.
lise yılları basketbol açısından daha verimli olmuştu çünkü liseye 2 geçtiğim yaz ÜLKER bizi denemek için mersine çağırdı orada ilk kez boyumun kısa olduğunu anladım cunku herbiri hayvan gibi devşirme adamlar vardı.. haluk yıldırım ile tanıştım kendisi ALA mezunuydu ve secilmede yardım edebileceğini soyledi fakat benim basketbolcu olamayacagım ortadaydı ve sadece adımın ülkerle anılması bile benim için yeterliydi..harun erdenay ve haluk yıldırımla aynı takımda oynama şerefine erişmek bile yeterliydi..
lise 1 in yazmayı unuttuğum bir diğer onemli olayı ise.. o sene mezun olacak ilkerler okulu bitirmeden bizimle maç yapmak istediler kendi takımlarına lise 2 den karton alperle ismeti almışlardı.. onlar için cok oglencli olacaktı bizi tarihi bir farkla yenip okuldan karizmatik bi ayrılış yaşamayı düşünüyorlardı.. ama oyle olmadı
90 - 70 gibi tam hatırlamadığım bir skorla eze eze yendik tabi burada bilfenden okulumuza gelen Özgüçün de katkısı cok yuksekti.. ikimiz resmen lise 2 ve sonları darmadağın ettik..
lise 3 e geçtiğimiz sene cıkarılan bir kararla anadolu liselerinin son snıfları 1 yaş buyuk oldukları için basketbol musabakalarına katılamadılar. o sene sadece klupte oynayabildik klupte bolgesel ligte mac basına 12 sayı ortalama ile oynuordum ama bunun nedeni fazla oynayamamdı kendimizden 10 yas buyuk adamlarla oynuyorduk derken ÇÜSK ikinci lige çıktı.. ikinci lige cıkan her takım gibi salak salak transferler yaptılar ve bizi macın son 2 dakikasında oyuna alıyorlardı.. o sene bilgisayarın hayatımda daha onemli olmaya baslaması ve ikinci ligte oynarken tekrar amatore gitmeyi gozume kestiremedigim için basketbolu bıraktım ve bugunku kilolu halimin adımlarını atmış oldum..